Cumhuriyet Bulvarı No: 82 Erboy 2 İş Merkezi

İki arkadaş hayallerinin peşinden giderek Seferihisar Gödence’de küçük bir zeytin bahçesi almışlar. Kendileri için üretim yapmayı planlarken, yağlarını tadanlardan talepler gelmeye başlamış. Düşünmüş, taşınmış ve hasatlarının bereketini paylaşmaya karar vermişler. Seferihisar’dan da esinlenerek markalarına “Seferi” demişler.

Hani, büyük şehirlerde kariyer peşinde yarım asır geçirmiş çoğu profesyonelin bir gün Ege’nin bir kasabasına yerleşip toprakla uğraşmak rüyası vardır ya, onlarınki gerçek olmuş ve planlayıp hayata geçirmişler. Ali Haydar Elveren ve Ali Erdoğan’ın arkadaşlıkları ODTÜ’de kamu yönetimi okurken başlamış. Biri devlet kademelerinde ve daha sonra özel sektörde, diğeri özel sektörde başarılı işler yapmışlar. 3 yıl önce İzmir Seferihisar’ın Gödence köyünde, toprağa ve üretmeye olan hasretlerini gidermek için küçük bir zeytinlik almışlar. Sadece kendileri için üretim yapmayı planlarken, zeytinyağlarını tadan yakın arkadaşlarından talepler gelmeye başlamış. Düşünmüş, taşınmış ve hasatlarının bereketini dostlarla paylaşmaya karar vermişler. Seferihisar’dan esinlenerek markalarına “Seferi” adını vermişler. Böylece zeytin ağacının yüzyıllardır öğütlediği sabra, bilgeliğe, paylaşmaya ve üretmeye doğru uzun bir yolculuğa çıkmışlar. “Bu bizim için bir hedef değil, yolculuk. Hayallerimiz için seferiyiz” diyorlar.

BAHÇELERİN TAMAMI DAĞ KÖYLERİNDE

Elveren ve Erdoğan’ın 16 ile 70 dönüm arasında değişen (toplamda 200 dönüm) zeytinliklerinin tamamı Gödence ve Gölcük’te. Her iki dağ köyünün de kendine özel bir mikro kliması mevcut. “İyi tarım uygulamasının gereklerini yerine getirecek nitelikte bahçeleri alıp, uzun emeklerle iyileştiriyoruz. Doğal olarak dağlarda yetişmiş ‘Delice’ denilen fidanları da bulup aşılıyoruz. Böylece sulu tarıma çok uygun olmayan, doğal eko sisteme uyumlu dayanıklı ‘Memecik’ ve ‘Erkence’ çeşidi ağaçlarımız oluyor. Biz yıllardır atıl kalmış ağaçlara bakım vermeye ve onları iyileştirmeye bir sosyal sorumluluk projesi olarak bakıyoruz. Bu ağaçlar gelecek nesillere emanetimiz olacak” bilgisini paylaşıyorlar. Ali Haydar Elveren ve Ali Erdoğan farklı bir iş modeli de kurmuşlar. Zeytin bahçeleri şahıs olarak kendilerine ait. Kurdukları şirket zeytini onlardan alıp yağa dönüştürüyor ve satıyor. Böylece, “Benim de bahçem olsun” diyen dostlarına da hizmet verecek bir altyapıları var. Zeytin bahçesi sahiplerine bakım desteği ve zeytinlerini satın alma garantisi vererek, benzer kalitede işledikleri ürün miktarını artırmayı hedefliyorlar. “Sizin de aklınızda bizim bu taraflarda bir bahçe sahibi olmak varsa buyurun bekleriz. Bahçenizin alınmasından bakımına her türlü hizmeti vermeye hazırız” diye konuşuyorlar.

SADECE SOĞUK SIKIM ZEYTİNYAĞI

Şimdilik sadece soğuk sıkım zeytinyağı üretiyorlar. Mevcut bahçelerindeki zeytinlerin bakımı sürdüğünden henüz tamamından ürün alamıyorlar. Yıllık ortalama kapasiteleri 10 ton. Kaliteden ödün vermeden butik üretim yapıyorlar. Herhangi bir zincir market veya mağazada yoklar. Az ve öz ürünlerini daha çok özel çevrelerine satıyorlar. Tüketiciye de internet siteleri ve sosyal medya aracılığıyla ulaşıyorlar. Son söz olarak şunları aktarıyorlar: “İyi tarım uygulaması sertifikamız var. Üretimin hiçbir aşamasında herhangi bir kimyasal ilaç, gübre kullanmıyoruz. İlk yola çıktığımız gün gibi, evlatlarımıza yedireceğimiz zeytinyağını üretmeye devam ediyoruz. ‘Seferi’ markasının itibarını kalite, güvenilirlik ve doğa aşkımızla oluşturmak gayretindeyiz. Zeytin ağaçları bize birçok şeyi öğretti. Belki de en önemlisi sabırlı olmayı öğretti. İnanıyoruz ki, biz bildiğimiz yoldan sefere devam ettikçe Seferi Zeytinyağları daha çok tüketiciyle buluşacak.”